Kayıtlar

BENİM HİKAYEM 8: YENİDEN BAŞLAYANLARIN HİKAYESİ

Resim
Her hikaye; bir yolculukla başlar. 23 yaşındayım, belki de kimilerine göre yaşam yolculuğunun daha başlarındayım. Ama bu 23 yıllık hayatımda, umudumu kaybetmişken; hayata yeniden ne zaman başladığımı çok iyi hatırlıyorum. Bugün sizlere, çok farklı bir yaşamdan hidayete erip örtünen bir genç kızın hikayesini değil, İslam’ı yaşayan bir çevreden ve aileden gelen bir kızın yeniden başlama hikayesini anlatacağım. İslam’ı yaşayan ve bilinçli bir şekilde çocuklarına da bunu öğretmeye çalışan bir ailede büyüdüm. Babam, hayatını okumak üzerine kuran ve evlatlarının okuyan insan olmasını isteyen bir insandı. Bu yüzden Ramazan aylarında ailecek akşamları okumalar yapardık. Beni en çok etkileyen okumalar ise Tasavvuf Menkıbeleri olurdu. Ancak yine de   çocuklukta ve gençlikte bu tarz okumalardan çok çabuk sıkılan bir yapım vardı. Çocukluk dönemim yazları Kuran kurslarında kışları ise okul hayatı ve babamın ödev olarak vermiş olduğu okumalar ile geçiyordu. Ailede her zaman babamın ver...

SAHİP OLAMADIKLARIMIZ BİZİM İÇİN NİMETSE…

Resim
" Savaş, hoşunuza gitmemekle birlikte üzerinize farz kılındı. Bir şeyden hoşlanmadığınız halde o sizin iyiliğinize olabilir. Bir şeyi de sevdiğiniz halde o sizin için kötü olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz (Bakara 216). " Sevgili okurlarımız bu ay sizinle SÖĞÜT AĞACI filmi üzerine tefekkürlerimizi içeren bir yazı paylaşmayı arzu ettik. İran sinemasının önemli eserleri arasında yer alan film 2005 yılı Mecid Mecidi yapımı. Filmin konusu kısaca şöyle, 8 yaşında görme yetisini kaybeden Yusuf, 46 yaşında edebiyat profesörüdür. Allah’a, her gün tekrar görmek için dua ve aslında farkında olduğu bazı nimetler içinse şükür halindedir. Onun dünyadaki cenneti, okudukları-yazdıklarından oluşan kütüphanesinin olduğu, en büyük yardımcıları karısı Rüya ve küçük kızı Meryem ile yaşadığı evinden ibarettir. Karısını “Bir de meleklerin yalnızca cennette olduklarını söylerlerdi” diye tanımlar. Bir gün Paris’te tekrar görme umudu doğar ve Yusuf geçirdiği ameliyat sonrası te...

KarineKudüs projesi ile gerçekleşen duamız

Resim
KarineKudüs projesi ile gerçekleşen duamız KarineKudüs projesi vesilesiyle ilk kıblemiz, Haremimiz Mescid-i Aksa'yı, Kudüs'ü ziyaret eden arkadaşlarımızın kaleminden, gönüllerinde ve akıllarında kalanlar: Kudüs'ü severek çıktığımız yolculuktan, Kudüs sevdalısı olarak dönüyorduk. Oraya gitmek ve orayı yaşamakla başlayan yeni hayatımızda her günümüz Kudüs'ü ve Filistin'i düşünerek geçiyor. 12 Zilhicce 1441, kurban bayramının üçüncü günü ayak bastığımız Mescid-i Aksa'da teşrik tekbirleriyle karşılanmanın huzuru da bir başka idi. Çevre şehirlerden Kudüs'e girişlerin artırıldığı coşkulu bayram günlerinin ardından, azalan cemaat tekrar tekrar hatırlattı bize Müslümanların önemli görevini: Mescid-i Aksa'ya cemaat olmak. Kıble Camii kapısından içerinin görünümü Kudüs ile ilgili yazılmış olan ilk yazımız Kutsal Şehir: Kudüs'te "Kudüs'e gitmek ilk, Kudüs'ün fethi son hedef olsun" demişiz. Görünce anladık gitmenin ne kadar önem...

Bilinçli Sosyal Medya Kullanıcısı Olmak

Resim
      Merhaba sevgili KarineBlog okuru! Bu ay sizlere aslında her daim içinde olduğumuz ve gerçekten zamanla hayatımızın odak noktası olan, hatta bazen yaşam biçimimizi bile ona göre şekillendirdiğimiz sosyal medya kavramı üzerinde duracağız. Gitgide artan sosyal medya bağımlılığına nasıl dur diyebiliriz, ya da internette harcadığımız uzun vakitleri nasıl kısaltıp daha verimli hale getirebiliriz, kendimizi bu konuda nasıl takip edebiliriz, nasıl “ Bilinçli Sosyal Medya Kullanıcısı ” oluruz gibi soruların üzerinde duracağız.   “Sosyal Medya, kullanıcılara enformasyon, düşünce, ilgi ve bilgi paylaşım imkânı tanıyarak karşılıklı etkileşim yaratan çevrimiçi araçlar ve web siteleri için ortak kullanılan bir terimdir. “(Sayımer, 2008:123) diye açıklanmış en net ve en anlaşılır hali ile.   Evet, evimizdeki kanepede bir elimizde çay bir elimizde telefon, kilometrelerce uzakta olan biri ile etkileşime geçebildiğimiz bir alan. Hiç tanımadığımız insanlar tanıyo...

Benim Hikayem 7: Değerli Olanı Koru!

Resim
Allah emretti.  Değerli olanı korumayı istedi. Yoksa neden onları, yarattıklarının diğer yarısına emanet etsin ki? Öyle dememiş miydi Allah’ın elçisi veda hutbesinde? Ben öyle muhafazakar bir ailede yetişmedim. Orta halli diyebilirim. Annem de açık üstelik. Üniversiteyi kazandığım zaman, onca yıldır içinde yaşadığım kalıbı dışarıdan irdeleme şansını elde ettim. Daha doğrusu Rabbim nasip etti. Ne iyidir, ne kötü; ne doğrudur, ne yanlış. Bunların tümünü irdeleyecek akla sahiptim. Vicdanım vardı beni yargılayacak. Akıl bir yere kadar eşlik eder çünkü, kalplerine inançları yeterince işlememiş insanlara.  Ama aklım bile biliyordu bir yerlerdeki hatayı.  Erkeklerin arasında görünmez olmak istiyordum. Ardımdaki gözlerden izole yaşamak istiyordum. Bunu zaman zaman örtünme fikrini ciddi ciddi düşünmeden önce de hissettiğimi hatırlıyorum. Sonra ilk defa Kuran’ı okudum baştan sona. Anlamadığım bir sürü nokta oldu. Yılmadım, tefsirleri ile bir kere daha okudum. Arkad...
Resim
Dublin’de bir Karinecan. Selamün aleyküm sevgili Karine blog okurları, Bendeniz Ankara’da Psikoloji lisans eğitimini tamamlayıp evlendikten sonra eşiyle Dublin’e yüksek lisansını yapmaya gelmiş olan bir müslime. Bu yazıyı sizinle hayatında ilk kez uzun dönem yurtdışında yaşayan biri olarak kendimce tecrübelerimi ve hislerimi, Dublin hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak için yazıyorum. Yazının sonunda da ilgilenenler olursa diye kısaca başvuru süreci ve burs imkanları gibi daha “teknik” konulardan bahsederek yazımı bitireceğim. Umarım kendimi güzel ifade edebilir, ilgilenenlere de faydalı olabilirim. Yazıya geçmeden şunu belirtmek istiyorum ki bu benim ilk blog yazım. Biraz heyecanlı, tamamen acemiyim. Şimdiden  sürç-i lisan edersem affola. Hadi bismillah… Dublin için yola çıkışımızı dün gibi hatırlıyorum. Karmakarışıktım. Çok tedirgin ve biraz üzgündüm. Her zaman bir dönem yurtdışında yaşama hayalim ve idealim vardı ama gerçekleşiyor oluşu biraz korkutmuştu beni. ...