Kayıtlar

Bir Kitap: Mantıku't Tayr--Kuşların Diliyle

Resim
Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın Adıyla Tene canla, cana imanla hayat verdi. Can tene girince ten canlandı, ardından ona akıl verdi de o her şeyi görür oldu. Ey varlığının aşikarlığı yüzünden gözlere görünmeyen! Senin hakiki varlığının yanında alemin varlığı bir gölge, bir hiçtir, ortada bir şey yoktur. Can cisimde ve sen canda gizlisin. Ey canların canı, gizlilik içinde örtülüsün. Ey gönül! Eğer onu talep ediyorsan, yola düş; önüne arkana bak ve uyanık ol. İlim yoluyla ona ulaşılamaz. Onu tanımanın yolu gönüldür; tecrübe ve hissin dışındadır. Çünkü o kendi kutsiyetinde nişansızdır. Merhaba ey doğru yolu gösteren, hakikatte her vadinin haber çavuşu olan Hüdhüd! Ne de güzelsin ey Musa sıfatlı Yusufçuk! Tuba dalında oturan, hülleler giyen, ateşten gerdanlık takan tuti, merhaba! Ne güzelsin ey salınarak yürüyen keklik! Merhaba güzel ve eşsiz doğan kuşu! Ne güzelsin ‘elest’ miracının turaç kuşu! Merhaba ey aşk bahçesinin bülbülü! Ne de güzelsin ey s...

Takvimler Hicretle Başlar...

Resim
Takvimler hicretle başlar. Onlar, hicret adamıdırlar. İçlerinde hep bir hicretin sızısını duyarlar. Ocakta ateş mi var? Yakında sönecektir, bilirler. Yol tepeye mi çıkıyor, biraz sonra inecektir yamaçtan, farkındadırlar. Şimdi kılıç gibi doğan güneş, sonra bomba gibi batacaktır. Yeşil ağaç kuruyacak, su çekilecek, karakış yazı kovalayacak ve kovacaktır.* (kovalayacak, kovacak) Batılı insan, turist olur, olabilir, ama hicret adamı olamaz. Müslümansa, turistken de hicret adamıdır. Bu dünyada hicrettedirler. Bu çağda hicrettedirler. Bu ülkede hicrettedirler. Takvimleri hicretle başlar. Çile bir hicrettir. Çilesini bitiren Müslüman, hicretini bitirip Medine’sine ermiş olandır. Her namaz, bu yerlerden bir hicrettir. Oruç, vücudun eşyadan hicretidir. Hac bir hicrettir. Zekat bile malın maldan hicretidir. İşte Müslüman, en büyük yakınlığa ermek için bu iç içe hicret pınarlarında yunan(yıkanan) kişidir. Müslüman, hicretle gusl etmiş kişidir. Müslüman, hicretle teyemmüm etmiştir....

Ayna-2

Resim
Okumayı çok sevdiği söylenilemezdi. Canı çok sıkıldığında, vakit geçirmek için okurdu. Kimi zaman da uykusunu getirmek için bir aracı olarak kullanırdı kitapları. Amacı genellikle bir şeyler öğrenmek olmazdı zorunlu olduğu durumlar dışında. Çok okuyan arkadaşları vardı onun da herkes gibi. Hiçbir zaman onlara özenmemişti ama. Bu arkadaşlarında gördüğü ‘’kibir ve kendini beğenmişlik’’ onun şöyle düşünmesine sebep oluyordu çünkü: *‘’Çok kitap okuyan, başkalarına yukarıdan bakar.’’   Bundan hoşlanmıyordu. Belki de onlar gibi olmaktan korktuğu için okumuyordu. Ya da bu tamamen bahaneydi. ‘’Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.’’ (Lokman-18) Bu ayeti okuduğunda aklına hemen o insanlar gelivermişti. Onlar adına üzülüyordu esasında. Ama bunu yaparken kendi kibirlenmeyişiyle de övünüyor gibiydi. Şimdi, aynı hataya kendi de mi düşmüştü??? Henüz farkında değildi ...

Ayna

Resim
1.BÖLÜM Uzunca bir aradan sonra ilk defa erken kalkmıştı. Koskoca bir tatil bitmişti sonunda. Tatil ‘boş vakit’ demektir, diye duymuştu tesadüfen dinlediği bir radyo programında. İşte o da tam anlamıyla ‘boş’ geçirmişti tatilini. Müslümanın boşa geçirilecek vakti var mıydı? Bu soruyu hiç düşünmemişti ki. Oldu ya biri sorarsa cevaplar hemen hazırdı zaten: Bütün sene çok yorulmuştu, dinlenmeliydi değil mi? Ne yapmıştı kim bilir aylarca boş boş işlerle vakit geçirmesine neden olacak!                                             Twitter’da görmüştü bu ayeti. Belki birçok da hadis görmüştü boşa geçen vakitle ilgili. Aslında görmemesi de pek mümkün sayılmazdı. Tüm sosyal medya ağlarında bir...

Çok Kıymetli Dua Saatleri

Resim
Kelime anlamı 'irtibat kurmak' olan dua, biz kulların da Rabbi ile irtibat kurmasında en önemli aracı. Furkan Suresinin 77. ayetini işiten kullar bilir ki, duamız olmasa bir ehemmiyetimiz de yoktur aslında. Bugün baktığımızda hayatın yoğunluğu içinde zaman zaman ihmal ettiğimiz dua ibadeti için Efendimiz (sav) bir hadisinde: "Allah katında duadan makbul ve kıymetli hiçbir şey yoktur." diyor. Gönülden edilen her duanın çok kıymetli olduğunu biliyoruz, ancak yine hadislerle ifade edildiği üzere bu önemli ibadet için çok özel saatler/zamanlar var. Biz de "Altın Dua Saaatleri"ni sizler için derledik. 1. Resulullah (sav) şöyle buyurdu; “Müslüman kişi için üç vakit vardır, onlarda dua ederse, sıla-i rahmi kıran ve günah olan bir şey talep etmedikçe, kendisine mutlaka icabet edilir: Namaz için müezzin ezan okurken susuncaya kadar, savaşta iki saf karşılaşınca Allah aralarında hükmedinceye kadar, yağmur yağarken kesilinceye kadar." 2. Resululla...

Bir Kitap: Dokuz Yüz Katlı İnsan

Resim
‘İnsani değerlerin güneşin altındaki buz gibi eridiği yüzyılımızda, insanın KİM olduğu ve sıkışıp kaldığı ontolojik dar alanlardan nasıl çıkabileceğini anlamak ve anlatmak öncelikli bir gaye haline geldi.’ İnsanı insana anlatmak…. Unuttuğumuz kendimizi bize tanıtmak…. Uzaklaştığımız benliğimize yeniden yaklaşmak….. Dürüst olalım ki kitabın içindekiler kısmını açtığımızda hatta oraya bile gelmeden kapağına baktığımızda bize anlamsız gelen bir sürü kelime, terim kavramla karşılaşıyoruz. Bizi bize anlatmaya çalışan bu eseri anlayamayacağımız önyargısıyla çeviriyoruz sayfaları. Belki felsefe veya psikolojiyle, belki de tasavvufla daha önce bir şekilde tanışmış kişiler tanıdık terimler göreceklerdir. Ama onlara bile uzak gelen bir sürü şey olacağına inanıyorum. Ama bilen bilmeyen herkese tanıdık gelecek bir şeyler var.Anlamasak da hissedebileceğimiz,bir yerlerden tanıdık gelen…. Tanıdık evet. Biziz o tanıdık gelen şey. Anlamaya başladığımız şeyler ki...

Neler Oluyor Bize?

Resim
          Bir pazar günü pek de kimse sormak istemiyor kendine “Neler oluyor bize?” diye. Pazartesi sendromu(!)ndan önce tatilin tadını çıkarmak(!) için rahatsız etmek istemiyoruz kendimizi. Öyle ya, tüketilmesi(!) gereken bir tatil zamanı var elimizde ve yetiştirmemiz, dahi yetişmemiz gereken onlarca “yapılacaklar”ımız... Bunların yanı sıra bir de iyi ki kitaplar var… İyi ki bize Üstad Cahit Zarifoğlu’nun “Bir kalbiniz vardı, onu hatırlayınız.” sözünü hatırlatan acılar, arayışlar, cümleler, hayatlar var… İyi ki “yavaşla”mamızı sağlayan bir kalbimiz, ruhumuz var! “Saatlerini doğanın ve iç dünyalarının çevrimine ayarlayanlar, güneşi ve gökyüzünü görebilenler, hayatı uzun bir şimdi veya yekpare, geniş   bir an olarak yaşayabilenler ‘içime çektiğim hava değil gökyüzüdür’ diyebilenler, eve mutlu dönüyor.” diyor Kemal Sayar “Yavaşla” adlı kitabında… Tekrar tekrar, kutsal bir şiiri yaşarcasına   okuyorum, her bir v...