Bir Kitap: Mantıku't Tayr--Kuşların Diliyle
Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın Adıyla
Tene canla, cana imanla hayat verdi.
Can tene girince ten canlandı, ardından ona
akıl verdi de o her şeyi görür oldu.
Ey varlığının aşikarlığı yüzünden gözlere
görünmeyen! Senin hakiki varlığının yanında alemin varlığı bir gölge, bir
hiçtir, ortada bir şey yoktur.
Can cisimde ve sen canda gizlisin. Ey canların
canı, gizlilik içinde örtülüsün.
Ey gönül! Eğer onu talep ediyorsan, yola düş;
önüne arkana bak ve uyanık ol.
İlim yoluyla ona ulaşılamaz. Onu tanımanın
yolu gönüldür; tecrübe ve hissin dışındadır. Çünkü o kendi kutsiyetinde
nişansızdır.
Merhaba ey doğru yolu gösteren, hakikatte her
vadinin haber çavuşu olan Hüdhüd!
Ne de güzelsin ey Musa sıfatlı Yusufçuk!
Tuba dalında oturan, hülleler giyen, ateşten
gerdanlık takan tuti, merhaba!
Ne güzelsin ey salınarak yürüyen keklik!
Merhaba güzel ve eşsiz doğan kuşu!
Ne güzelsin ‘elest’ miracının turaç kuşu!
Merhaba ey aşk bahçesinin bülbülü!
Ne de güzelsin ey sekiz kapılı cennetin
tavusu.
Merhaba ey uzakları gören sülün.
Ne güzel dost ve arkadaşsın ey kumru!
Merhaba ey üveyik kuşu!
Ne güzelsin ey uçmaya koyulmuş şahin!
Merhaba ey altın sarısı şahin, güzelce gir
yola; hararetle işe sarıl, ateş gibi işe koyul.
Gizli açık, ne kadar kuş varsa bir araya
toplandı. Hepsi birden şöyle dediler: “Şimdi bu zamanda hiçbir ülke padişahsız
değildir. Nasıl olur da bizim ülkemizin padişahı olmaz? Bundan artık padişahsız
kalmak mümkün değildir. Gerekirse birbirimize yardım edelim, bir padişah arayıp
bulalım. Ülke padişahsız olursa, nizam ve düzen kalmaz orduda.” Sonra bütün
kuşlar bir yere geldiler, hep beraber bir padişah aramaya koyuldular…
Feridü'd-din Attar


Yorumlar
Yorum Gönder