Kayıtlar

Bilinçli Sosyal Medya Kullanıcısı Olmak

Resim
      Merhaba sevgili KarineBlog okuru! Bu ay sizlere aslında her daim içinde olduğumuz ve gerçekten zamanla hayatımızın odak noktası olan, hatta bazen yaşam biçimimizi bile ona göre şekillendirdiğimiz sosyal medya kavramı üzerinde duracağız. Gitgide artan sosyal medya bağımlılığına nasıl dur diyebiliriz, ya da internette harcadığımız uzun vakitleri nasıl kısaltıp daha verimli hale getirebiliriz, kendimizi bu konuda nasıl takip edebiliriz, nasıl “ Bilinçli Sosyal Medya Kullanıcısı ” oluruz gibi soruların üzerinde duracağız.   “Sosyal Medya, kullanıcılara enformasyon, düşünce, ilgi ve bilgi paylaşım imkânı tanıyarak karşılıklı etkileşim yaratan çevrimiçi araçlar ve web siteleri için ortak kullanılan bir terimdir. “(Sayımer, 2008:123) diye açıklanmış en net ve en anlaşılır hali ile.   Evet, evimizdeki kanepede bir elimizde çay bir elimizde telefon, kilometrelerce uzakta olan biri ile etkileşime geçebildiğimiz bir alan. Hiç tanımadığımız insanlar tanıyo...

Benim Hikayem 7: Değerli Olanı Koru!

Resim
Allah emretti.  Değerli olanı korumayı istedi. Yoksa neden onları, yarattıklarının diğer yarısına emanet etsin ki? Öyle dememiş miydi Allah’ın elçisi veda hutbesinde? Ben öyle muhafazakar bir ailede yetişmedim. Orta halli diyebilirim. Annem de açık üstelik. Üniversiteyi kazandığım zaman, onca yıldır içinde yaşadığım kalıbı dışarıdan irdeleme şansını elde ettim. Daha doğrusu Rabbim nasip etti. Ne iyidir, ne kötü; ne doğrudur, ne yanlış. Bunların tümünü irdeleyecek akla sahiptim. Vicdanım vardı beni yargılayacak. Akıl bir yere kadar eşlik eder çünkü, kalplerine inançları yeterince işlememiş insanlara.  Ama aklım bile biliyordu bir yerlerdeki hatayı.  Erkeklerin arasında görünmez olmak istiyordum. Ardımdaki gözlerden izole yaşamak istiyordum. Bunu zaman zaman örtünme fikrini ciddi ciddi düşünmeden önce de hissettiğimi hatırlıyorum. Sonra ilk defa Kuran’ı okudum baştan sona. Anlamadığım bir sürü nokta oldu. Yılmadım, tefsirleri ile bir kere daha okudum. Arkad...
Resim
Dublin’de bir Karinecan. Selamün aleyküm sevgili Karine blog okurları, Bendeniz Ankara’da Psikoloji lisans eğitimini tamamlayıp evlendikten sonra eşiyle Dublin’e yüksek lisansını yapmaya gelmiş olan bir müslime. Bu yazıyı sizinle hayatında ilk kez uzun dönem yurtdışında yaşayan biri olarak kendimce tecrübelerimi ve hislerimi, Dublin hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak için yazıyorum. Yazının sonunda da ilgilenenler olursa diye kısaca başvuru süreci ve burs imkanları gibi daha “teknik” konulardan bahsederek yazımı bitireceğim. Umarım kendimi güzel ifade edebilir, ilgilenenlere de faydalı olabilirim. Yazıya geçmeden şunu belirtmek istiyorum ki bu benim ilk blog yazım. Biraz heyecanlı, tamamen acemiyim. Şimdiden  sürç-i lisan edersem affola. Hadi bismillah… Dublin için yola çıkışımızı dün gibi hatırlıyorum. Karmakarışıktım. Çok tedirgin ve biraz üzgündüm. Her zaman bir dönem yurtdışında yaşama hayalim ve idealim vardı ama gerçekleşiyor oluşu biraz korkutmuştu beni. ...

Benim Hikayem 6

Resim
Ben Muş Devlet Hastanesinde görev yapan bir diyetisyenim. Aslen Balıkesirliyim. Din eğitimim okullarda aldığımız din kültürü dersleriyle kısıtlıdır. Hala daha çoğu konuda bilgim yok.  Babamın görev yaptığı kasabaların birinde rastladığımız bir ablanın zaman zaman bana yaptığı İslam sohbetleriyle gönlüme İslam ve namaz aşkı yerleşmişti. O kişi bana namazı, açık giyinmemeyi cennet ve cehennemi anlatırdı. Zamanla namaza başladım, inanın zamanını bilmiyorum. Şeytanın benimle uğraştığı 2-3 yıl dışında güç bela da olsa namaz ibadetimi hep yerine getirirdim. Zamanla namaz kılarken gittiğim mescitlerde kıyafet bulma sorunu ve namaz biter bitmez mini elbiselere dönmem beni düşünmeye sevk etti. Yaklaşık 3 ay boyunca düşündüm. Aynı zamanda kendimi hiç beğenmemeye başlamıştım. Giydiğim kıyafetler artık bana yakışmıyordu. Aynalara küsmüştüm, boyalı saçlarım iğrenç görünüyordu. Ama tesettürlü kadınlar masum, güzel ve naiflerdi. Bu duygunun zamanla yoğunlaşmasıyla bir perşembe günü tam da ha...