Cuma'nızı Nasıl Alırdınız?
Türkiye’de son birkaç senede etkisini göstermeye başladıysa
da, “Black Friday” terimi Amerika’da çok uzun süredir kullanılan bir terimdi.
Kara Cuma olarak çevirebileceğimiz Black Friday, haliyle biz Müslümanları
rahatsız etti. Haftalık bayramımız olan Cuma gününün “kara” sıfatıyla
yaftalanmasını sindiremedik. Bu aslında haklı bir tepki fakat bu terimin
geçmişine dair biraz bilgi sahibi olmak, bunun İslam’ın bayram gününe hakaret
amaçlı bir şey olmadığını fark etmek lazım. Bir diğer problemli terim 13.
Cuma. Batı toplumunun uğursuz saydığı
ayın 13’üne denk gelen Cuma günlerine “uğursuz” denmesine tepki göstermemiz
gerekiyor. Fakat kara Cuma olayında durum biraz daha farklı.
Bizim için en büyük problem Cuma suresinin 9. Ayetini yaşamada baş
gösteriyor:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِي لِلصَّلَاةِ مِن يَوْمِ
الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ
لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı
zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu,
sizin için daha hayırlıdır.
Yukarıda bahsettiğimiz gibi evvela bu Black Friday’in
tarihçesine değinmek gerek. Black Friday günümüzde, Amerika'nın en büyük “bayram
alışveriş sezonu”nun başlangıcı, Şükran gününden sonraki ilk Cuma olarak
geçiyor. Hıristiyanlar bu tarihten başlayarak “Christmast” için yakınlarına
hediyeler, evlerini süslemek için malzemeler satın alıyorlar. Bu döneme
alışveriş çılgınlığının yaşandığı bir dönem demek yanlış olmayacak. Farklı dönemlerde bu vakte farklı sebeplerle aynı isim kullanılmış. Fakat esas
olarak Black Friday’in ortaya çıkış öyküsü bir kriz kaynaklı: 24 Ekim 1869’da
Amerikan Altın Borsası’nın çöküşü. Bu olay yaşandığında iki acımasız Wall
Street yatırımcısı alabildikleri kadar altın bloğu satın alarak sonra bunları
dudak uçuklatıcı fiyatlara satmayı planlıyorlar fakat bu ortaya çıkıyor.
Son yıllarda ortaya çıkan bir efsaneye göreyse bu Şükran
günü sonrasında siyahi köle ticaretinin büyük indirimlerle yapıldığı
söyleniyor. Bu da doğal olarak bir çok kişinin Black Friday indirimlerini
boykot etmesine sebep olmuş, fakat bunun da doğru olmadığı söyleniyor, adı
üstünde bir efsane.
Bazı kaynaklara göre, Black Friday isminin arkasında parakende satıcılar gösteriliyor. O zamanlarda, zararlar kırmızı, kazançlarsa siyah olarak kaydedildiği için ve Şükran günü sonrası yapılan bu çılgın alışverişlerde parakende satıcıların tüm kayıtlarının siyah oluşunun bu güne ismini verdiği düşünülüyor. Bu günümüzdeki kullanımına en yakın olanı.
Kapitalist sistemin getirdiği bir alışveriş çılgınlığının hayatımıza ne denli bir katkı sağlayıp sağlamayacağı tartışmalı bir konu fakat tüm sene fahiş fiyattan sayılan ürünleri o gün indirimli almanın bir zararı olmayabilir. Yine de bu bahsettiğimiz günde ve içinde olduğu haftalarda yapılan indirimler bizleri israfa ve ayette men edilen cuma vakti alışveriş yapmaya yöneltmemeli. Unutulmamalı ki bizlere çok büyük gibi gelen o indirimler, maddi bir kazanç gibi gözükse de Allah'ın dini, dünyadaki tüm nimetlerin üstünde ve hiç bir şeyle pazarlığı yapılamayacak bir konumdadır. Uzun lafın kısası, kara cumanın ismen kendisi zararlı olmadığını ama bizlerin Allah'ın kanunlarını çiğnememize sebep olabilecek bir ortam oluşturmasından dolayı dikkat edilmesi gereken bir gün olduğunu söyleyebiliriz.
Biraz bu terimin tarihçesine ve kökenine bakacak olursak, öncelikle cuma günün bir uğursuzluk ya da talihsizlik gibi algılandığını söylemek mümkün. Özellikle Hıristiyan'lar, Hz. Havva'nın Hz. Ademe cuma günü elmayı verdiğine ve Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği günün cuma olduğuna inanıyorlar. Bunun yanında bir çok batı kültüründe 12 sayısının bir bütünlük ve tamamlanmış göstergesi olduğuna bu sebeple 13'ün uğursuz bir sayı olduğuna inanılıyor (İsa (as)'ın 12 havarisi, Yahudilerin 12 kolu, Herkül'e verilen 12 görev, 12 Olimpos Tanrısı ve İskandinav inançlarına kadar uzanan farklı kültürlerde ve dinlerde benzeri mitolojik ya da tarihsel ögeler var).
13 sayısının uğursuzluğuna işaret eden Hıristiyan inancı kaynaklı bir diğer olaysa, Hz. İsa'nın havarileriyle perşembe günü yemek sofrasına toplam 13 kişi olarak oturduğu ve ertesi gün havarilerinden birinin ona ihanet etmesi.
Tüm bunların üzerine Cuma ve 13 içeren tarihlerde Avrupa tarihi için "elim" nitelikte olayların olması, popüler kültürün bunlardan beslenerek oluşturduğu filmler ve diğer içerikle toplumda bu batıl inancın daha da köklenmesini sağlamış.
Örneğin Fransız kralı 4. Philip'in tapınak şövalyelerini 13 Ekim 1307 Cuma gününde tutuklatması ve idam ettirmesi bunlardan en önemlileri. Günümüze gelinceye kadar daha küçük boyutlu tanımlayabileceğimiz ve bu vakitlere rastlayan bazı olaylar daha olmuş.
Bizlere düşen, hayrın da şerrin de Allah'tan olduğunu bilerek ne 13. cuma gibi inanışlara itibar etmeli ne de benzer günler icad ederek bu günlere uğursuzluk ya da lanet atfetmeliyiz. Özellikle de İslam aleminin bayramı olan Cuma günüyle ilgili olan tutumumuzu gözden geçirerek, ilk başta değindiğimiz alışveriş yapma alışkanlıklarımızı İslam'a uygun olarak şekillendirmemiz gerektiğini aklımızdan çıkarmamalıyız.
Selam ve dua ile.




Yorumlar
Yorum Gönder