Gönül Mimarı Olabilmek
Yeni eğitim-öğretim yılının başlaması sebebiyle biz de bu ay Karine Gençlik olarak biraz eğitmenleri, biraz öğrencileri, hatta öğrenmenin ve öğretmenin yaşı olmadığını konu alan, aslında hepimizi ilgilendiren bir yazıya yer verelim istedik.
Yazımıza Prof. Dr. Mehmet Görmez’in eğitim ve İslam üzerine verdiği bir seminerde söylediklerini naklederek başlamak isteriz.
"İnsan ile Allah(cc) arasında bir misak vardır. O misakı esas alarak eğitim vermeliyiz. Misak karşılıklı güven sözleşmesi demektir. Bu misakı 3’e ayırırız. Emanet, şehadet ve imaret misakı. Şehadet misakı nerede olursanız olun Allah’ın sizinle beraber olduğudur. Emanet misakı ise Allah’ın bütün kainatı size emanet etmesidir. İmaret misakı ise insanın yer yüzünü imar etmesi ile görevli olmasıdır. Sadece beton imarı değil bu, gönül ve kalp imarı.”
Rabbimiz ile olan misakımızın eğitimde aslında ne kadar büyük bir yer kapladığını görmezden gelmek çok büyük bir haksızlık olurdu. Bu 3 misakın birbirleriyle sıkı sıkıya bağlı oldukları ve ayrılmaz bir bütün olarak öğrencilerin de öğretmenlerin de hem gönüllerinde hem zihinlerinde muhakkak yer edinmesi önemlidir. Bir öğretmen her daim şehadet misakının bilincinde olarak öğrencileriyle muhatap olurken kul hakkına riayet etmeli, samimi ve içtenlikle onların gönül dünyalarına yaklaşmalıdır. Öğrencilerinin ona Rabbinin bir emaneti olduğunu bilmeli ve içtenlikle onları benimsemeli, koruyup kollamalıdır. İmaret misakını benimseyerek onların zihin dünyalarını faydalı ilimle doldururken, davranışları ve örnek şahsiyetiyle gönül dünyalarına İslam’ın güzelliğini nakşetmelidir. Aynı zamanda bir öğrenci, aldığı ilmin, üzerinde bir emanet olduğu ve bu emaneti en iyi ve faydalı şekilde kullanması gerektiğini bilmelidir. Şehadet misakını benimseyerek helal ve haramı ayırt edip doğruya giden yolları keşfetmelidir. Edindiği manevi ve dünyevi ilimleri en güzel şekilde kullanarak, üzerinde bulunduğu dünya müessesini en güzel şekilde imar edebilmeli, ve ardında bir şeyler bırakabilmelidir.
Allah(cc) ile olan bu misakımızı unutmazsak, günümüzde çözümlenemeyen eğitim problemlerine bir çözüm üretebilir, bir kapı açabilir, eğitime ve öğretime birer umut olabiliriz belki de. Şartlar, koşullar ne olursa olsun geleceğimizi şekillendirecek nesilden ümidimizi kesmemek gereklidir. Muradiye Kültür Vakfı kurucusu olan Merhum Musfata Kalfaoğlu Hocamıza nasıl bir nesil istiyorsunuz sorusu sorulduğunda verdiği o güzel cevabı paylaşmak isteriz.
“Kıymetli Dostlar!
BİZ ÖYLE BİR NESİL İSTİYORUZ Kİ; Kalbi Allah sevgisi ve imanla, beyni müsbet ilimle dolu olsun. Her daim Cenab-ı Hak ile beraber, O'ndan, sevgi ve huzur alsın. Bu nesil anne-babasına "öf" bile demeyen; yaşamaktan ziyade yaşatmayı isteyen, sevilmekten ziyade sevmekten ve sevindirmekten hoşlanan, mutlu olmaktan ziyade, insanlara saadet götüren bir nesil olsun. Öyle bir nesil olsun ki öksüzün göz yaşından kendisi de ağlasın. Yetimin ızdırabından kalbi incinsin. Mazlumun ahından feryad-ü figan etsin ve bu müslüman milletin menfaatini kendi şahsi menfaatinin üzerinde tutsun. Vatanını, milletini, bayrağını, dinini, mukaddesatını her şeyin üzerinde tutan, bir nesil. Özet olarak söylemek gerekirse; en büyük davası ve hedefi Allah'ın rızasını kazanmak olan; rehberi Hz.Kuran, önderi Hz.Muhammed olan ideal bir nesil yetişsin istiyoruz. Sözümü Şeyh Sadi Şirazi'nin bir değerlendirmesi ile bitirmek istiyorum; "Öyle güzel bir hayat yaşa ki; öldüğün zaman insanlar bir güneş battı, bir yıldız kaydı diye ağlasın.". İşte benim yetiştirmek istediğim nesil, kalbi güneşler kadar aydınlık, alnı ay kadar parlak olacak inşallah. Artık bu nesli ufuklarda beklemeyin. Bu nesli dağ başlarında beklemeyin. Bu nesil artık aramıza girdi. İçimizde bulunuyor.”
İşte aslında tek bir cümle ihtiyacımız olan her şeyi özetler nitelikte; Kalbin Allah sevgisi ve imanla, beynin ise müsbet ilimle dolu olması. Kişi ibadetlerinde Rabbinden beslenecek, kalbi iman ve aşk ile dolu olacak, yüreğini şarj edecek ki edindiği bilgiler onda ağırlık yapmak yerine tefekkür kapısında birleşip insanı ferahlatacak. Ferahlayan zihin ve kalp vatana ve millete faydalı olma konusunda bedeni harekete geçirecek. Hareketteki bereket ile beraber ortaya somut projeler, üretimler, inovatif gelişmeler çıkacak inşallah. Hayal ettiğimiz o nesle, Asım’ın nesline hayırla varabilmek duası ile…

Yorumlar
Yorum Gönder