Rica Ederim Efendim, Helal-Haram Bellidir?
Gerçekten ne istiyoruz? Ne yapmak istiyoruz? Amacımız nedir?
İyi bir insan olmak mı? Allah rızası için yaşayan bir insan olmak mı?
İyi bir insan olmak mı? Allah rızası için yaşayan bir insan olmak mı?
Gerçekten önceliklerimiz neler? Önceliklerimizi yapmak için neleri göze alabiliriz?
Evet bazı şeyler zor olacak, belki de tamamız zor olacak?
Peki yapmak istediğiniz şey için ne kadar fedakarlık yapabilirsiniz?
Evet bazı şeyler zor olacak, belki de tamamız zor olacak?
Peki yapmak istediğiniz şey için ne kadar fedakarlık yapabilirsiniz?
İşte buna karar vermemiz gerekiyor?
Bunu yapmak zor? Nereden başlayacağımı bilmiyorum?
Bahaneleri bırakalım artık!
Şu sorunun cevabını verelim kendimize yapmak istediğimiz şey ne ise, olmak istediğimiz yer her neresi ise bunun için ne yapabilir, neleri göze alabiliriz?
Lütfen etrafı dinlemeyi, gözlemeyi bırakıp, kendi içimize dönelim ve içimize bakalım lütfen, cevap tam olarak orada!
Karine ekibi olarak bu yazımızda gündemde sıklıkla tartışılan bir konuyu ele almak istedik. Helal gıdanın tanımı ve helal gıda sertifikasyonu üzerine birçok soru bulunuyor zihnimizde. Bu sorular, besinlerin korunması, kıvamlarının düzenlemesi ve zenginleştirilmesi gibi birçok amaçla kullanılan gıda katkı maddelerinden, saklanması amacıyla kullanılan paketleme sistemlerinin İslam’a uygunluğuna kadar gidebilmekte…
Temelde problem hazır besinlerin hayatımızı girişiyle başladı ve bunu nasıl yöneteceğimiz konusundaki eksiklikler nedeniyle karmaşık bir hal almış durumda…
Bu konuyu dört başlık halinde inceleyeceğiz;
Sağlıklı Besin/Beslenme Nedir?
Sağlıklı besin, araştırmalar tarafından sağlığa zararlı bir öge bulunmayan uluslararası hijyen koşullarına uygun şekilde üretilmiş besinler şeklinde ifade edilmekte. Sağlıklı beslenmenin temelini ise tüm besin gruplarından gereksinimimiz ölçüsünde tüketmek oluşturuyor.
Kuran Ayetlerinde Beslenme İlkeleri
Kuran-ı Kerim elbette sağlıklı beslenme önerileri kitabı değil ancak helal haram besinler ve birçok farklı besin Kur’ anda geçmektedir. Kur’ anda ayrı ayrı 171 besinin ismi geçmekte, 257 ayette ise beslenme ile ilgi kavramlar yer almaktadır. Kur’ an yaşayan ve yaşanan bir kitap olması nedeniyle hayatın her alanıyla ilgili bilgiler barındırmaktadır. Kur’ anda besin ve beslenmeyle ilgili ayetler en fazla sırasıyla Bakara (21), Maide (16) ve En’am (14) surelerinde bulunmaktadır.
Kur’an-ı Kerim’de geçen besinlerden bazıları; süt (Nahl, 66), su, süt, bal, çeşitli meyveler (Muhammed, 15), çeşitli sebzeler (Yûnus, 24), toprak mahsulleri, sebze, kurubaklagil, sarımsak, mercimek ve soğan (Bakara, 61), su, çeşitli bitkiler, hurma, üzüm, zeytin, nar ve çeşitli meyveler (En'âm, 99), ekmek (Yûsuf, 36), tahıl (Abese, 27), büyük ve küçük baş hayvan etleri (Nahl, 5) şeklindedir. Görüleceği gibi ayeti kelimelerde tüm besin gruplarına ait besinlerin ismi geçmektedir. Temiz ve helal olması şartıyla tüm bu besinlerin tüketimi teşvik edilmektedir.
Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresi’nin (168, 169, 172) çeşitli ayeti kelimelerinde rızıkların helal ve temiz olanlarının yenilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Özellikle bu noktada bir mü’minin helal ve haram kavramlarının yanında besinin temiz olmasına da özen göstermesi gerekliliği belirtilmektedir.
Besinler helal ve haram şeklinde tanımlanırken özellikle titizlikle davranılması gerekmektedir. Bu konuda fikir beyan edenler, ayetler tarafından direk muhatap kabul edilmekte ve uyarılmaktadır. Yunus Suresi (59) ve Nahl Suresi (166) içerisinde Allah hakkında hüküm uyduranlar, asılsız şeyler söyleyenler, Rabbin koyduğu sınırlar dışında bu haramdır, bu helaldir şeklinde iddiada bulunanlar ciddi şekilde uyarılmıştır.
Yeme içmede helal haram kavramlarının yanı sıra ayeti kelimelerde ölçünün de önemi üzerine durulmuştur. A'râf Suresi - 31. Ayette "Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez" buyrularak, ihtiyacımızdan fazlasını tüketmenin sevilmeyen bir eylem olduğu vurgulanmıştır.
Kur'an-ı Kerim birçok besin maddesi ve beslenme konseptine sahip âyetler içermekte ve sağlıklı, çeşitli ve dengeli beslenme önerileri içermektedir. Sağlık için zararlı olan ve İslam'da yasaklanmış birkaç haram besin hariç, diğer çeşitli yiyecekleri tüketmek tavsiye edilmektedir.
Hadisler Işığında Beslenme Davranışı
Peygamber efendimizin (s.a.v) yeme-içme adabı üzerine birçok kaynaktan nakledilen tavsiyesi bulunmaktadır. Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Efendimiz (s.av.) “İki kişinin yiyeceği üç kişiye, üç kişinin yiyeceği de dört kişiye yeter ” buyurarak birlikte yemek yemenin bereket getireceğine işaret etmektedir. Son dönemde yapılan çalışmalarda aile veya arkadaşlarla yemek yiyen çocuk ve yetişkinlerin daha sağlıklı besin tercihleri yaptığı gösterilmiştir.
Abdullah b. Ömer’den (r.a.) rivayet olunduğuna göre; Peygamber (s.a.v): "Biriniz (yemek) yediği zaman sağıyla yesin, (bir şey) içtiği zaman da (yine) sağıyla içsin. Çünkü şeytan soluyla yer ve soluyla içer" buyurmuştur. Sağ elle besin tüketimi hijyen alışkanlıkları açısından bireylerin kazanması gereken bir davranıştır.
Allah Rasûlü (sav), asırlar öncesinden “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: Göbek bağlamak, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır.” buyurarak şişmanlık tehlikesine dikkatleri çekmiştir. Özellikle karın bölgesinde meydana gelen yağlanma kronik hastalıklara yakalanma riskini artıran önemli bir etkendir.
Peygamber efendimizin "Akşam yemeğini terk ihtiyarlığa alamettir" ve "Akşam hiç bir şey olmazsa bir avuç hurma yiyiniz" şeklindeki tavsiyeleri, bilimsel literatürde uzun süren açlıkların ve gece boyu kan şekerinde meydana gelebilecek hızlı düşüşlerin önüne geçilmesi için akşam öğününe çekilen dikkat ile aynı istikamette bulunmaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), “İnsanoğlu karnından daha kötü bir kap doldurmamıştır. Oysa ki insan için belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir. Şayet mutlaka yemesi gerekiyorsa, o zaman midesinin üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefes için ayırsın’’ buyurarak en ideal yeme ölçüsünü ortaya koymuştur.
Helal Gıda Kavramı ve Helal Gıda Sertifikaları
Helal Nedir?
Helal Arapça bir kelimedir. Yasal, meşru, geçerli manasınadır.
Helal Gıda Nedir?
İslam dinine göre, yenilmesine içilmesine Kur’an ve sünnet ile izin verilen besinlerdir.
Kuran-ı Kerim ve Peygamberimiz (s.a.v.)'in sünnetinin ışığında fakihlerin helal olduklarında ittifak ettikleri besinler:
- İnek, koyun deve ve keçi sütü
- Bal
- Balık
- Sarhoşluk vermeyen bitkiler
- Taze veya tabii olarak dondurulmuş meyveler
- Yer fıstığı, antep fıstığı, fındık, ceviz gibi kabuklu ve reçineli meyveler
- Buğday, arpa, pirinç, çavdar, yulaf gibi taneli gıdalar.
- Sığır, deve, koyun, keçi, geyik, tavuk, ördek gibi hayvanların ve av kuşlarının etleri de helâldir. Ancak İslâmi usule göre kesilmiş olmaları şarttır.
Haram Nedir?
Haram; gayri meşru, meşru olmayan manasına gelen Arapça bir kelimedir.
Haram Gıda Nedir?
İslam dinine göre, yenilmesine içilmesine Kur’an ve sünnet ile izin verilmeyen besinlerdir.
Kuran-ı Kerim ve Peygamberimiz (s.a.v.)'in sünnetinin ışığında fakihlerin Haram olduklarında ittifak edilen besinler:
- Domuz, domuz eti ve domuz ürünleri,
- Kan ve kandan yapılmış ürünler,
- Etobur hayvanlar, yırtıcı kuşlar, sürüngenler,
- Kesilmeden önce ölmüş hayvanın parçaları
- İslâmi usulle kesilmemiş, Allah(cc)’ dan başkası adına kesilmiş eti helâl hayvanlar,
- Sürüngen ve böcekler
- Şarap, etil alkol ve ispirto, alkol ve tüm sarhoşluk veren maddeler,
- Yukarıda belirtilen ürünlerden her hangi biri ile karıştırılmış gıdalar.
Efendim başlıkta da belirttiğimiz gibi helal haram belli ise neden bu konu sürekli gündemde tartışılıyor ve helal gıda sertifikası veren bu kadar firma var?
Bu durumun temelde iki sebebi bulunuyor. Hazır gıda sektörünün gelişmesiyle beraber besinlerin hazırlanışından içine konulan malzeme ve katkı maddelerine kadar her şey bizim kontrolümüz dışında üretiliyor. Küreselleşmeyle birlikte yurtdışından ülkemize giren birçok besin bulunuyor ve bunların üretiminin İslami gerekliliklere uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekiyor. Bu nedenle ülkemizde ve uluslarası alanda sertifika veren birçok kurum bulunuyor.
Bu bilgiler ışında yeni bir kavram ortaya çıkıyor ve helal gıda kavramının tekrar tanımlanma ihtiyacı doğuyor.
Şüpheli Gıda Nedir?
Açıkça helal ya da açıkça haram denemeyen besin veya besin maddeleridir.
Bazı besinlerin içeriği ve üretim şekli tam olarak bilinemeyebilir. Bunların sorgulanması gerekebilir veya helal mi, haram mı tesbitini tam yapabilmek için daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulabilir.
Sanayi ürünü gıda maddeleri, ihtiva ettikleri, jelatin gibi, enzim gibi, lesitin gibi, mono ve digliserid gibi katkı maddelerinin kökenleri hakkında veya üretim safhasında kullanılan yöntemler hakkında net bir bilgiye sahip olunamadığı zaman da şüpheli bir durum söz konusu olmaktadır.
Yenmesi haram kılınmış veya İslami usulle kesilip kesilmediği, bitki kökenli olduğu halde alkolle muamele yapılıp yapılmadığı bilinmeyen katkı maddeleri de şüpheli kabul edilmektedir.
Resul-i Ekrem (s.a.v.) şüpheli olduğu belli olanlar için şöyle buyurmuştur. “Şüphesiz ki helal belli, haram da bellidir. Bu ikisi arasında çok kimselerin bilmedikleri şüpheli şeyler vardır. Her kim şüpheli şeylerden korunursa, dinini ve namusunu korumaya talip olmuş demektir.”
(Yeniden) Helal Gıda Nedir?
Helal (mahzursuz) gıda, çiftlikten çatala tümüyle İslâmî kurallara uygun olarak hazırlanan besini ifade eder.
Daha geniş bir açıklamayla Helal Gıda, bitkisel, hayvansal, kimyasal ya da mikrobiyal kaynaklı, gıda ürünlerinin hammadde, işlem yardımcı maddeleri, bileşenleri, katkı maddeleri, işleme yöntemleri, işletme koşulları ve ek olarak ambalajlarının İslâmî kurallara uygunluğunun ifadesidir.
Helal, aynı zamanda dini, hijyenik ve sağlık bakımından mahzursuz anlamına da gelmektedir.
Helal Gıda Sertifikası Nedir?
Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntemdir.
Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlardır.
Helal Gıda sertifikalama sistemi günümüzde ortaya çıkan yeni bir kavram değildir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde de tüketilen gıdaların üzerine “tahirdir” damgası vurularak “bu gıdanın tüketilmesinde mahzur yoktur” anlamında kullanılıyordu. Osmanlı’daki bu çalışmaların temelinin Peygamber Efendimiz zamanında da var olan ancak Hz. Ömer tarafından kurulan “Hisbe Teşkilatı”na dayandığı belirtilmektedir.
Dünyada Helal Sertifikalama Çalışmaları
Uluslarası alanda helal gıda sertifikalama çalışmalarını yürüten birçok kurum bulunmaktadır. Bunların başında Kuzey Amerika İslam Kurumu (Islamic Society of North America, ISNA) ve Amerika İslam Gıda ve Beslenme Konseyi (Islamic Food and Nutrition Council of America-IFANCA) gelmektedir.
Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgelerde ise Helal sertifikalama işinin öncülüğünü Malezya ve Endonezya gibi ülkeler yapmaktadır. Bu ülkeler, Helal standartları ve şartnameleri oluşturmuş; devlet olarak bu işe sahip çıkıp ithal ettiği ürünleri kendi şartnamelerine uygun davranan devletlerden almaktadır. Ayrıca, Malezya’da Devlet Üniversiteleri bünyesinde helal ürünler araştırma enstitüleri kurulmuş burada, helal gıda üretimi ile ilgili bilimsel ve teknik çalışmalar yapmaktadırlar.
Türkiye'de Helal Gıda Sertifikası
Ülkemizde bu konuda çalışan birçok kurum olmakla birlikte, en önemli ve güvenilir olduğu belirtilen iki kurum bulunmaktadır. Bunlardan ilki 2005 yılında kurulan ve Türkiye’de ilk kez sertifikalandırma problemini fark ederek bunu ülkemize getiren “Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme Araştırmaları ve Sertifikalama Derneği" (GİMDES) ‘tir. 2009 yılında ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından akredite edilerek sertifikasyona başlamıştır.
GİMDES tarafından helal gıda sertifikası verilen ürünlere hem resmi web sitesinden hem de telefon ve tablet uygulamaları aracılığıyla erişilebilmektedir. Sertifikalar sürekli olarak yenilenmekte ve denetim gönüllü çalışanlar aracılığıyla yapılmaktadır.
İkinci kurum ise devlet kurumu olan TSE’dir ve 2011 yılında sertifikasyona başlamıştır. Ayrıca ülkemizde İslam Ülkeleri Standartlar ve Metrolojisi Enstitüsü tarafından standart çalışmaları yapılmaktadır. Maalesef bu çalışmalar, 57 İslam ülkesi arasından yalnızca 11 ülkeden heyetin katılımı ile gerçekleştirilmektedir.
1 Kasım 2017 tarihinde ise TBMM Genel Kurulu'nda, Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşmıştır. HAK, helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite edecek, bu kuruluşların ulusal ve uluslararası standartlara göre faaliyette bulunmalarını, düzenledikleri belgelerin ulusal ve uluslararası alanda kabulünü sağlamak üzere çalışmalarına başlamıştır.
Yazı hakkında daha ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duyanlar bize sosyal medya hesaplarımızdan ulaşabilir ve blog altına yorumlarınızı belirtebilirsiniz. Yazı hakkında kaynak talep edildiğinde en kısa sürede iletişim adresinize ulaştırılacaktır.
Kendi içimize dönüp, bu besini yemeye gerçekten ihtiyacım var mı diye sorarsak belki cevabı kendi vicdanımız daha rahat verebilir. Allah bizleri şüpheli olandan sakınarak dinini ve namusunu korumaya talip olanlardan eylesin efendim, selametle…




Yorumlar
Yorum Gönder