Kudüs için sen de bir şey yapabilirsin!
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti kabul etmesi ve Osmanlı'nın Filistin topraklarından çekilişinin 100. yıl dönümü olması sebebiyle, Filistin toprakları ve özellikle Kudüs yeniden gündemimize girdi Elhamdulillah. Bu olaylarla birlikte kamu oyu bu topraklardaki zulme ve işgale yoğun bir tepki ve ilgi göstermeye başladı. Bunlar olmasa bile, Filistin ve özelde Kudüs, Müslümanların kalplerinde çok mühim bir konuma sahip. 100 yıldan beri, ümmet olarak ne kardeşlerimizin canını ve malını koruyabildik, ne de ilk kıblemize hakkıyla ilgi gösterebildik. Ne zaman Gazze bomba yağmuruna tutulsa, Mescid-i Aksa'yla ilgili bıçak kemiğe dayansa, o zaman aklımıza geldi bu topraklar. Artık toparlanıp silkinme zamanı.
Naçizane, bu konuyla ilgili ne yapabiliriz, elimizden ne gelir diye düşündük taşındık, aktif ve etkili bir ekonomik boykot çalışması yapmaya karar verdik. Çünkü Gazze'ye elimizi uzatmamız mümkün değil, Kudüs ve Batı Şeria işgal devletinin tahakkümü altında..
Dönem dönem Türkiye'de de İsrail'i boykot ediyoruz diyerek çeşitli şirketlerin ürünlerini satın almama, şirket bazında değil de bu şirketlerin ürünlerinin bilgilerinin paylaşıldığına bu sebeple de aynı şirketin bir ürününün boykot edilirken diğerinin kullanıldığına hepimiz şahitlik etmişizdir. Bu boykot olayı toplumca bir türlü benimsenememekle birlikte, bir olay olduğunda yoğun bir ilgi görüp, sonra unutulan bir akım olmayı aşamadı bugüne kadar. Ama umut var. Çünkü Filistin'den çıkıp dünyaya yayılan büyük boykot hareketleri var artık.
Bu konuda belki de en güvenilir hareket BDS(Boycott, Divestment, Sanctions) Movement. Türkçe mealiyle Boykot etme, Tecrit, Yaptırım Hareketi.Bir çok ülkede ortak bir yumruk olmayı amaçlayan hareket günümüz ekonomisi göz önünde bulundurulduğunda, İsrail'le bağlantılı bir çok şirket mevcut olduğunu söylüyor. Buna rağmen başarılı ve etkili bir boykot için belirlenmiş ve etki alanı büyük bir kaç şirkete odaklanılmış. İsrail'e para akışı sağladığı söylenen birçok büyük şirketin ismi internette bulunabiliyor fakat bunların bir çoğu güvenilir bilgi değil. BDS güvenilir ve doğru bilgi üzerinden boykot yapmayı hedefliyor. Özetle farklı ve çok geniş bir aralıkta değişen ürünlerin boykotundan ziyade, vurucu bir etki için en tehlikeli şirketleri işaret ederek bunların boykot edilmesini öneriyor. Hatta boykot nasıl yapılır üşenmeyip bilgilendirme yapıyor.
BDS'nin gösterdiği iki önemli kaynak Investigate ve WhoProfits. Daha sonraki çalışmalarımızda Türkiye'de de varlık gösteren tüm bu şirketleri bir liste şekilinde sunmaya gayret göstereceğiz. Fakat şimdilik, bu firmalardan daha geniş bir boykot listesi istiyorum, hepsini boykot edeceğim diyenler için InMinds'in verdiği firmalara değineceğiz(Inminds.com'a Türkiye'de erişim engellendiği için linkini veremiyoruz). İlerleyen süreçte Türkiye'de satışı olmayan ürünlere ve şirketlere bu listede yer vermeyip, okuyucularımız için daha kolay bir liste belirlemeyi amaçlıyoruz. İlk olarak BDS'nin odaklandığı şirketlere bakalım:
Caterpillar, İsrail'in inşaat sektöründe destek aldığı şirketlerin en büyüğü.
SodaStream, Ahava, Sabra Hummus bizim ülkemizde etkin olmamakla birlikte İsrail'e maddi olarak en büyük desteği sağlayan şirketler.
Buna ek olarak yine ülkemizde etkin olan Hewlett Packard Enterprise şirketi var. HP aktif olarak bilişim alanında işgal devletine destek sağlıyor. Bunlar dışında elbette ki bir çok firma var. Bunlar Cemex SAB de CV, DXC Technology, Dexia Group, Fosun International Limited, G4S plc, Genie Energy Ltd., HeidelbergCement Group ve Motorola Solutions Inc.
Burada bizim aşina olduğumuz isimler Caterpillar Inc, Hewlett Packard Enterprise(HP) ve Motorola Solutions Inc. Fakat bunların yanında Türkiye’de aktif olan firmalar HeidelbergCement ve Denizbank aracılığıyla Dexia Group. Diğer firmaların Türkiye'de aktif bir şubesi bulunmuyor. Yine de temkinli olmakta fayda var.
BDS, dediğimiz gibi doğrudan işgal devleti İsrail'e destek olan ve kayba uğradıklarında İsrail'in de doğrudan kayba uğrayacağı firmalara odaklanmış, elbette diğer şirketleri de boykot ve tasfiyeye uğraşıyorlar ama asıl odakları yukarıda saydığımız şirketler. Bu noktada hem bireysel boykota çağırıyor hem de her kişiye, devletine ve bu şirketlerin ülkesindeki şubelerine baskı yapmaya... Ekonomik boykot yanında kültürel ve akademik boykotla da İsrail'in önünü kesmenin önemine vurgu yapıyor BDS.
Şimdilik bu konuyu da bir kenara ayırıyoruz, çünkü bu meseleler tek yazıda ele alamayacağımız kadar uzun ve derin konular. BDS'nin bize önerdiğini yapabilmek için güçlü ve istekli bir ekibe ihtiyaç var, bunun için de gönüllülere...(Ben de bir şeyler yapmak istiyorum diyorsan, hiç durma bizimle iletişime geç.)
Peki biz bireysel boyutta neler yapabiliriz?
Çok basit. Bugün Türkiye'de oldukça çok satan, hatta liderliği elinde tutan şirketler var. Bu şirketleri ve ürünlerini boykot edebilir, çevrenize duyurabilirsiniz. Inminds bunları güzel bir şekilde şirket ve en çok satan ürünleriyle görsel haline getirmiş. Logolarının altında, mutlaka satın aldığınız ve kullandığınız bir kaç ürün bulacaksınız. Bu listedeki şirketlerin bilgisinin güvenirliği ve sebeplerini hala araştırma aşamasındayız, fakat bir çoğunun işgal devleti ekonomisinde büyük yer tuttuğunu biliyoruz. Zaten listede daha önce değindiğimiz şirketleri de bulmanız mümkün.
Detaylarına daha sonra bloğumuzda yer vereceksek de ufak bir özet geçmekte fayda var: Bu şirketlerin ya kurucuları Siyonist Yahudiler, ya Siyonist işgalcilerin çok sevip Jubilee Ödülüyle taçlandırdıkları kişiler ya da İsrail'in ekonomisine kurdukları büyük fabrikalarla milyon dolarlar akıtan şirketler. Bazılarıysa hiç utanıp sıkılmadan işgal devletinin Filistinli insanların evlerini yıkmasında, kendi topraklarında şehirlerin arasında duvar örüp geçiş noktalarında biyometrik geçiş noktaları ve kimlik sistemi oluşturan şirketler: HP ve Caterpillar. Bunların yanında Volvo da inşaat konusunda desteğini İsrail'den esirgemeyenlerden. Elbette bunların hiç birini karşılıksız yapmıyorlar, teknik olarak bizim ülkemizde yaptıkları şeyle orada yaptıkları arasında bir fark yok. Bir ülkeye yatırım yapıyorlar. Bir ülkeye dediğimde biraz rahatsız oldunuz değil mi? İşte asıl mesele de bu zaten. Hakları olmayan topraklarda işgalci olan zalim bir toplum söz konusu.
Trump niçin İsrail başkenti için Kudüs dediğinde kızdık? Çünkü meşruiyeti yoktu açıklamanın, bunu yapacak mercii de değildi ve en önemlisi bu açıklamasıyla Kudüs hiç kimseye başkent olmuyordu ama işgal devletini yüreklendiriyor ve eline güç veriyordu. Bu şirketler de İsrail'in ekonomisine verdikleri milyon dolarlarla Trump'ın yaptığından çok daha büyük bir güç veriyorlar zalimlerin ellerine.
Bir kolayla, bir çikolatayla bir kahveyle mi çökecek bu şirketler de İsrail'den çekilecekler? Hayır. Zaten amacımız şirketleri batırmak da değil, şirketlere baskı yapıp, onları terletip İsrail'den çekilmelerini sağlamak. BDS'nin verdiği istatistikler boykotun ne denli etkili olduğunu gösteriyor. Bu yolla 2013'ten 2014'e İsrail'e doğrudan yabancı yatırımın %46 düşüş gösterdiğini biliyor muydunuz? Yani evet, almadığınız bir kahve, bir bilgisayar, bir bot, eğer iş sahibiyseniz, şirketinizde tercih edeceğiniz inşaat araçları, İsrail'i yerinden etmeye yetiyor.
Bu yazımız bir başlangıç, bir niyet yazısı aslında, bunun devamı gelecek, Allah'ın izniyle oldukça dolu bir şekilde gelecek hatta. O zamana kadar Allah'a emanet olun, farkında olmayı ve farkındalık oluşturmayı unutmayın!


Yorumlar
Yorum Gönder