Kayıtlar

Sivasın Muhafızları

Resim
Bu ayki yazımızda bir gezi yazısı oluşturmaya niyet ettik. Ama bu yazı diğer gezi yazılarından biraz farklı olacak. Çünkü şehirlerin koruyucularından, gözetenlerinden bahsetmek istiyoruz.  Türk Dil Kurumu tarafından, muhafız, birini veya bir şeyi koruyan, kollayan, gözeten kimse, koruyucu olarak tanımlanmaktadır. Bu  koruyucularımıza değinirken aynı zamanda kıymetli topraklarımızdan geçmiş medeniyetlerin izlerinin nasıl birbirlerine saygı içinde yan yana bulunduğuna şahit olacağız. Şuan yanında bulunan farklılığa sabır gösteremeyen insanlar olarak, tarihimizdeki güzelliklerden ve anlayıştan, sanata saygı duyan medeniyetlerden örnek alabilmemiz arzusuyla… Kadı Burhaneddin Türbesi Sivas’ın koruyucularından bahsedeceksek, Sivas için çok emekler vermiş, türbesi de Sivas’ta bulunan Kadı Burhaneddin'den başlamak isteriz. Kendisi Eretnaoğullarından gelmekte olup, Kadı Burhanettin Devletinin kurucusudur. Sivas Sultanı olarak nam salmış bu değerli ismin türbesi Kadı Burhanett...

Bir İnsan : Ahmet Muhtar Büyükçınar

Resim
Bu ayki yazımızda ibretlik bir yaşam öyküsüne sahip; alim, gönül dostu merhum Ahmet Muhtar Büyükçınar’ı anlamaya ve anlatmaya niyet ettik. 1920 yılında Gaziantep’de dünyaya gelen Ahmet Muhtar Büyükçınar  çok küçük yaşta annesini kaybeder .  Sevgisini göstermeyen bir baba ve üvey annesi dolayısıyla  zor bir çocukluk geçirir. Öyle ki öğrencilerinin ısrarı ile kendi hayatını kaleme aldığı hatıratı, Hayatımın İbret Aynası kitabında çocukluk dönemini okurken bu zorluklara şahit oluyoruz. Buna rağmen 4 yaşında okumaya 5 yaşında ise Kuran-ı Kerim okumaya başlar. 6 yaşında ise çalışmaya başlayıp dokumacılık yapar. Sabah erkenden ağır işler ile hemhal olması,  bunca sorumluluğu omuzlarında taşıması elbette o yaşta bir çocuk için  çok ağır olur. Daha sonra bekçilik, marangozluk ve hamallık da yapar. 10 yaşında ise Gaziantep’de Hacı Nasır Cami imamı Hafız Tevfik Efendi ’ den baskı ve zulme rağmen Kuran-ı Kerim dersi almaya başlar. Ancak Hafız Tevfik Efendi...

Hoş geldin ya şehr-i Ramazan!

Resim
Elhamdulillah, Rabbimiz bizleri Ramazan'a ulaştırdı. Ümmetin her bir parçası, Ramazan'a bambaşka hallerde giriyoruz: kimimiz bu sene Ramazan ayını daha feyizli geçirmeyi umarak, kimimiz ilk orucunu tutmanın heyecanını yaşayarak, kimimiz vatanından uzaklarda, muhacir olarak, kimimiz şehid olarak... Herkes başka bir derdin başka bir hayatın ucundan tutmuştu Ramazan'a kadar. Yine o ucundan tuttuğumuz yaşamları sürdüreceğiz elbet ama bir fark olacak. Bir Müslüman olduğumuzu iyice kanıksayacağız ister istemez bu ayda. Ezanlar daha net duyulacak, Kuran aslında günlük hayatımızda hak ettiği yeri en azından bu ay bulacak inşallah. Fakat belirgin bir değişiklik de cereyan ediyor her geçtiğimiz Ramazan. Artık Müslüman olmamıza rağmen, Bakara 185. ayette değinilen hasta-yolcu olma şartını bile sağlamadığımız halde orucu terk ediyoruz. Hava sıcak, ben dayanamıyorum, kan şekerim düşüyor gibi sözleri gittikçe sık duyduğumuz gibi, bazen bir mazeret bile uydurma gereği duymuyoruz...

Objektiflerin Arkasında Yaşam

Resim
Güne kuş cıvıltılarıyla başladığımız mevsimlere ulaştık elhamdülillah. Sabah namazının ardından serin ve tatlı bir esintiyle beraber kulaklarımız okşanıyor ve yeni bir solukla bismillah diyoruz. Manzara güzel ve huzurlu.   Kimi zaman başkalarının story’lerinden tanıklık ediyoruz bu sahnelere, kimi zaman da “bir story de ben paylaşayım bu manzara ile” şeklinde düşünceler beynimize hücum ediyor. Bir fotoğraf veya video paylaşıp, anı yaşamayı unutuyoruz çoğu zaman . Güzel olanı paylaşmak, çoğaltmaktır elbette. Hem, şükrümüzü de artırır Yaradan’a karşı, değil mi? Mesela dünyaya yeni gözlerini açmış küçük bir kuzuyu ekranların ardından görmek bile büyük şükür ve tefekkür vesilesidir, baktığımızın içindeki yaratılış özünü fark edebiliyorsak :) Ameller niyetlere göre olduğu gibi, sosyal medyayı kullanma biçimimiz de niyetlerimize göredir zannımca. Bu mecradaki aktivitelerimde güzeli görmek midir asıl niyetim, görülmek midir veya yüzy üze geldiğimde selamlaşmayacağım insanla...

Bir Film: Bal

Resim
Karine TOBB ETÜ ekibi olarak geçtiğimiz günlerde Semih Kaplanoğlu'nun Bal filmini izledik. Aslında neden üçlemenin son filminden başladığımız hakkında bir fikrimiz yok😄. Fakat, bu film sanıyoruz ki hepimize çok iyi geldi. Biraz filmden bahsederek başlayalım. Bal filmi, 60. Berlin Uluslararası Film Festivali 'nde ilk kez gösterime sunulmuş, orada En İyi Film - Altın Ayı Ödülü ve Ekümenik Juri Ödülü'nü aldıktan sonra, ödüllerine ödül katmış, 83. Akademi ödüllerine Türkiye'den En İyi Yabancı Dilde Film kategorisinde Oscar aday adayı olmuştur. Film bir üçlemenin sonuncu filmi: Yumurta, Süt, Bal. Üçlemenin ismi size bir şeyler çağrıştırdıysa ve bu üç filmi izlemediyseniz, hemen izleyin deriz. Çünkü Kaplanoğlu'nun bize anlatmak istediği, daha doğrusu hatırlatmak istediği şeyler var filmlerinde. Çok aşina olduğumuz Erdal Beşikçioğlu ve Tülin Özen , Yusuf karakterinin babası Yakub ve annesi Zehra rolünde... Küçük Yusuf'u ise Bora Altaş oynuyor. İsimle...

Biz Tercihlerimizden İbaretiz! : Türk Malı Ürün Listesi

Resim
Giyim Sektörü LCW Kiğılı Hatemoğlu Damat (ORKA Group) Koton Süvari İmza (Taşkınırmak A.Ş.) De fakto (Ozon Tekstil) Mavi Ev tekstili Madam Coco (Deha Mağazacılık Ev Tekstil Ürünleri Sanayi Ve Tic. A.Ş) English Home (Aydın Holding) LCW Home Ayakkabı Sektörü Kinetix (Ziylan grup) Gezer (Loris, Finley, Ziley) Scooter (Macro Ayakkabı ve Otelcilik San. ve Tic.A.Ş., Ziylan Grup) Polaris (Ziylan grup) King Paulo (Ersoysan Ayakkabı ve Deri San. Dış Tic. Ltd. Şti.) Forelli (Alkan Ayakkabı Ve Deri Mamülleri San. Dış Tic. Ltd. Şti.) Lescon (Erbay Grup) YDS Ayakkabı (Yakupoğlu Tekstil Ve Deri San. Tic. A.Ş) Gıda Sektörü Sanset gıda ( Toksöz Grup, Tadelle, Sarelle, Sagra, Gol, L'era Fresca, Zumosol, Pernigotti ) Torku (Konya Şeker Sanayi ve Ticaret A.Ş.) Afia Gıda (Nafia Gıda) Şölen ( Biscolata, Ozmo, Milango, Boombastic, Luppo, Lokkum, Nutymax ) Erişler Gıda ( Eriş Un, Nudo, Miluni ) Ülker (Yıldız Holding) Kristal (Kristal Gıda San...

Bir Film:Incendies / İçimdeki Yangın

Resim
Bu ayki yazımızda bir film köşemizin konuğu, "incendies" Türkçe ‘ye çevrilmiş hali ile "içimdeki yangın". Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Fransız asıllı Kanadalı Denis Villeneuve yapıyor. Film yaklaşık 8 kategoride ödül almış ancak bizim en çok ilgimizi çeken ‘’en başarılı kurgu ödülü’’ olmuştu. Zira filmi izledikten sonra hikayenin ve filmin bu kadar etkileyici olmasında kurgunun rolünün çok büyük olduğunu gördük.  Filmin ilk sahnesi esasen hikayenin çok çok sonrası ile ilgili bir kesitle ve hikayemiz ikiz kardeş olan Jeanne ve Simon’un annelerinin vasiyet mektuplarını açmaları ile başlıyor. Annelerinin onlardan son isteği o ana kadar haberdar olmadıkları ağabeyleri ve babalarını bulmaları ve ağabeyleri ve babalarına annelerinin mektuplarını ulaştırmalarıdır. Kardeşler ancak bu vasiyeti yerine getirdikleri vakit onlara üçüncü bir mektup verilecektir. Bunun için   kardeşlerin, annelerinin   gençlik yıllarını geçirdiği Lübnan’a gitmeleri gere...