Kayıtlar

film etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bir Film: Cennetin Çocukları

Resim
Selamun aleykum, sevgili Karine Blog okurları, Bir film köşemizde, yönetmenliğini Mecid Mecidi’nin yaptığı Cennetin Çocukları filmine yer verdik. Bilkent Üniversitesi’nde yapılan film gösteriminde izlediğimiz bu film insanlığın el değmemiş vicdanına değiniyor aslında. Cennetten düşmüş insanın özünde ne olduğunu, Zehra ve Ali öznesinde “cennetin çocuklarıyla” gösteriyor. Filmin, fakirliği bir sefalet olarak değil, aksine, asalet olarak taşıyan  bir aileyi konu aldığını söylüyor Enver Gülşen Hakikatin Sineması kitabında.  1997  yılı yapımı olan Cennetin Çocukları; ekmeğini çok çalışarak çıkaran fakat evin kirasını bile zorla ödeyebilen bir babayı, hasta bir anneyi ve günün farklı saatlerinde okula gidip aynı bez ayakkabıyı paylaşan iki kardeşi, Ali ve Zehra’yı, konu alıyor. Yeni bir ayakkabıyı alacak durumlarının olmadığını bilen birinci ve üçüncü sınıf öğrencisi kardeşlerin aynı ayakkabıyı paylaştıklarını ise hiçbir zaman ebeveynleri öğrenmiyor. Çünkü biliyorlar ki ...

Bir Film: Bal

Resim
Karine TOBB ETÜ ekibi olarak geçtiğimiz günlerde Semih Kaplanoğlu'nun Bal filmini izledik. Aslında neden üçlemenin son filminden başladığımız hakkında bir fikrimiz yok😄. Fakat, bu film sanıyoruz ki hepimize çok iyi geldi. Biraz filmden bahsederek başlayalım. Bal filmi, 60. Berlin Uluslararası Film Festivali 'nde ilk kez gösterime sunulmuş, orada En İyi Film - Altın Ayı Ödülü ve Ekümenik Juri Ödülü'nü aldıktan sonra, ödüllerine ödül katmış, 83. Akademi ödüllerine Türkiye'den En İyi Yabancı Dilde Film kategorisinde Oscar aday adayı olmuştur. Film bir üçlemenin sonuncu filmi: Yumurta, Süt, Bal. Üçlemenin ismi size bir şeyler çağrıştırdıysa ve bu üç filmi izlemediyseniz, hemen izleyin deriz. Çünkü Kaplanoğlu'nun bize anlatmak istediği, daha doğrusu hatırlatmak istediği şeyler var filmlerinde. Çok aşina olduğumuz Erdal Beşikçioğlu ve Tülin Özen , Yusuf karakterinin babası Yakub ve annesi Zehra rolünde... Küçük Yusuf'u ise Bora Altaş oynuyor. İsimle...

Bir Film:Incendies / İçimdeki Yangın

Resim
Bu ayki yazımızda bir film köşemizin konuğu, "incendies" Türkçe ‘ye çevrilmiş hali ile "içimdeki yangın". Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Fransız asıllı Kanadalı Denis Villeneuve yapıyor. Film yaklaşık 8 kategoride ödül almış ancak bizim en çok ilgimizi çeken ‘’en başarılı kurgu ödülü’’ olmuştu. Zira filmi izledikten sonra hikayenin ve filmin bu kadar etkileyici olmasında kurgunun rolünün çok büyük olduğunu gördük.  Filmin ilk sahnesi esasen hikayenin çok çok sonrası ile ilgili bir kesitle ve hikayemiz ikiz kardeş olan Jeanne ve Simon’un annelerinin vasiyet mektuplarını açmaları ile başlıyor. Annelerinin onlardan son isteği o ana kadar haberdar olmadıkları ağabeyleri ve babalarını bulmaları ve ağabeyleri ve babalarına annelerinin mektuplarını ulaştırmalarıdır. Kardeşler ancak bu vasiyeti yerine getirdikleri vakit onlara üçüncü bir mektup verilecektir. Bunun için   kardeşlerin, annelerinin   gençlik yıllarını geçirdiği Lübnan’a gitmeleri gere...

Bir Film: Altın ve Bakır (2)

Resim
Altın ve Bakır filminin kritiğine, filmden bir kaç sahneye daha yer verdiğimiz son yazı ile devam ediyoruz. Tüm yaşanan zorlukların etkisiyle gayet insani olarak bir ara Zehra ve Seyyid birbirlerine seslerini yükseltirler ve tartışırlar. Tartışmanın ardından: Zehra Sadat: Özür dilerim Seyyid, beni affet. Seyyid Rıza: Öyle deme üzülüyorum, sen beni affet. Zehra Sadat: Peygamber evladına hizmet edeyim diye eşin oldum, bunun yerine sana bir yük oldum. Seyyid Rıza: Peygamber soyundan olmak liyakat ister. Uzun yıllar boyunca benimle ilgilendin.  İzin ver ben de sana hizmet edeyim. Sonra, çevremde olan biteni anlarım. Zehra Sadat: Sen bana daha önce hiç bağırmamıştın. Maşallah sesin de... (utanır) :) Seyyid Rıza: Eğer bir daha sana sesimi yükseltirsem, Allah beni affetmesin. Günümüz filmlerindeki eşlerin ilişkileri üzerine sahnelerde pek de rastlayamayacağımız incelikte bir sahne. Müslüman çoğunlukta olmasına rağmen toplumumuzda bile aile ilişkileri dini boyutundan çok...

Bir Film: Altın ve Bakır

Resim
Bazı filmler öyle doğru zamanda gelir ki, etkisinden çıkmak kolay olmaz. Bu sadece zamanlamanın etkisi değildir elbette ki; film sonunda size kattıklarıyla önemli bir yere oturur hayatınızda. Karine Kültür Sanat Köşesi olarak film önerilerimizde hayata bakış açımızda farklı bir pencere açabilecek, kimi zaman düşündürecek kimi zamansa insanın içini rahatlatacak filmler seçmeye çalışıyoruz. Fakat bazı filmler vardır ki üzerine söyleyecek çok şey bırakır. İki hafta öncesinin film önerisi olan Altın ve Bakır da böyle bir filmdi bizler için. Seyyid Rıza, iki çocuk babası bir ilim öğrencisidir. Eşi Zehra Sadat ve çocuklarıyla Tahran'a taşınırlar. Böylece Seyyid Rıza burada ilim eğitimini tamamlamak için ahlak derslerini alacaktır. Ancak işler pek beklenildiği gibi gitmez ve Seyyid Rıza, eşinin MS hastası olduğunu öğrenmesiyle büyük bir kargaşanın içine düşer. Bir yanda eşinin ihtiyaçlarıyla ilgilenmeye çalışırken bir yandan da çocuklarına hem annelik hem de babalık yapmak...